Tarih: 21.09.2017 14:12

ANTİDEPRESANLAR MUTLULUK HAPI DEĞİLDİR!!

Facebook Twitter Linked-in

 

Kayseri Özel Melikgazi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nergiz  Tellioğlu Saka, insanların kolay yoldan sıkıntılardan kurtulmak için antidepresana sığındıklarını ifade ederek, bunun son derece yanlış ve sakıncalı olduğunu söyledi.

Son yıllarda antidepresan ilaçlara ilginin arttığına dikkat çeken Saka, ? Oysa antidepresan can sıkıntısını gidermez. Çünkü antidepresan depresyon ilacıdır. Sadece sorunlara karşı tahammül gücünü depresyonlu hastada artırabilir. Ancak normal durumlarda plasebo´dan yani şekerden farkı yoktur? dedi.
Toplum olarak başkasının önerdiği ilaçları kullanmayı sevdiğimizi söyleyen, Melikgazi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nergiz  Tellioğlu Saka, ?Antibiyotikleri kötüye kullandığımız gibi bu durum son zamanlarda antidepresan kullanımında da çok yaygınlaştı. Antidepresanlar sonuçta bir ilaç ve ilaç kullanmak için de bir hastalığın olması gerekir. Eğer ortada bir hastalık yoksa ilacı almak doğru değildir.
Altını çizmek gerekirse;  her üzüntü depresyon değildir. Özellikle bir nedene bağlı üzüntülerimiz depresyondan farklıdır. Mesela bir yakınımızı kaybettiysek bu bir yastır. Terk edildiysek bu bir üzüntüdür ve üzülmemiz de gerekir. Bunlar bir insanın günlük hayatında yaşadığı olaylara verdiği doğal tepkilerdir.  İşte böyle bir durumda antidepresan kullanmak hiç yararlı değil. Aksine o üzüntünün yaşanmasını geciktirdiği için daha da problem yaratabiliyor. Ancak üzüntülerin depresyona sebep olduğu zamanlarda yani depresyon tanısı konulmuşsa antidepresan kullanmakta da yarar var?

Kayseri Özel Melikgazi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nergiz  Tellioğlu Saka, , ? Stres, depresyonla en çok karıştırdığımız bir diğer durum. Mesela ?Ben işte çok stresliyim? diye antidepresan alırsanız hiçbir faydası olmaz. O stresle başa çıkmayı öğrenmeniz lazım.

Ama o stres bizde depresyon ya da bir kaygı bozukluğu yarattıysa, panik atak yarattıysa o zaman antidepresanlar işe yarar.  Peki depresyon nedir dersek; İsteksizlik, hiçbir şeyden keyif almamak, enerjisizlik, halsizlik, uykuda artma veya azalma, iştahta artma veya azalma, dikkat ve konsantrasyonda azalma, kendimize olan güvenimizde azalma, mutsuzluk, karamsarlık, huzursuzluk, kaygı hissetmeye başlamak ve ölüm düşüncemizin olması şeklinde belirtiler kümesidir.Bunlardan 4-5 tanesinin olması depresyon demek için yeterli. Fakat bir kural daha var; bunları iki gün yaşayıp geçmesi değil, 15 gün boyunca sürüyor olması lazım. İşte o zaman hemen bir doktora görünmekte fayda var.

Ruhsal durumunuz çalışmanızı, iş yapmanızı, ders çalışmanızı, çocuğunuza bakmanızı engellemiyorsa o mizaçtır. Kimisi çok konuşkan, çok hareketlidir, kimisi daha sakin, sessiz, az neşelidir gibi örneklendirebiliriz. Bu insanların mizacıdır. Ama depresif mizaçlı insanlar, diğerine göre daha kolay depresyona girer. Depresyon dememiz için sosyal işlevlerinin bozulması, sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirememesi lazım.  Depresyon tanısı ile başladığımız antidepresanların etkinliği 2 hafta içinde başlar, gerçek etkisini 6 hafta içinde görebiliriz. Yani yatıştırıcı veya sakinleştirici değildir; düzenleyicidir. Başlandığı zaman en az 6 ay kullanılmalıdır. Erken kesilirse hastalığın tekrarlama riski yüksektir.  Ama ortalama 9 ay kullanımı öneriyoruz. Doğru yerde ve doğru zamanda kullanıldığında en tehlikesiz ilaçlardır. Aslında onlara halk sağlığı ilaçları demek yerinde olur. Ve gerçekten de çok etkili ilaçlar. Tabii depresyon varsa o kadar çok yararlı oluyor, o kadar çok şeyi değiştiriyor ve hayat kurtarıyor diyebiliriz. Ancak ortada bir hastalık yoksa da tabii ki bir şeyi değiştirmez.  Bu anlamda altını çizmek gerekir ki mutluluk hapı diye bir şey yok dolayısıyla antidepresanlar da mutluluk hapı değildir?

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —